antalya mavi,
konya yeşil,
eskişehir turuncu,
istanbul istanbul...
İçinde iken neden geldim İstanbul a yı söylettiren,uzağındayken İstanbul u dinliyorum gözlerim kapalı yı mırıldatan bir şehir
Fethinin zor olduğu, yeni yol çalışmalarıyla adam edilmeye çalışılan, milyonların ıkış pıkış gezindiği tarihi bir kent...
yer yüzünde eşi benzeri olmayan ayrıldıktan sonra deliler gibi özlediğim doğa harikası şehir!
saat 9 dan sonra tek başına bir kız yürüyemiyor neresi güzel bu şehrin
Eline doğduğum, masalını yazdığım şehir.
Kalabalığına , trafik sorununa ve gürültüsüne rağmen bana kendisini sevdirebilen güzel şehir...
yaklaşık 8 yıl önce kendime zerk ettiğim zehrin adı...
her çeşit insanın bulunduğu, ahlak mantık hayat karmaşası yaşatan,bu istanbulda yaşanmaz nidaları attıran,yine de bağımlılık yapan,yaşanılası şehir
Bir çeşit tıkanmış kanalizasyon sistemi
içinden mi hemşerim ? evet okmeydanı, hadi ya, sen mi sin len ahmet evet abi benim :)
(mirc muhabbeti)
Dünyanın gözbebeği olabilecek potansiyeli olduğunu bildiğimiz,ama bunu biz değil bizden başka herkes yapabilirdi heralde diye içimizden geçirdiğimiz ve nesilden nesile içine etmekle meşgul olduğumuz,nadide güzelliklerden BİRİ ;)
Adı üzerinde İstanbul... Ap ayrı bir şehir. Bir tutku, bir aşk. Şairlere ilham olmuş bir yerleşim yeri. Büyülü, sihirli. Tüm dünyanın gözünü diktiği metropol. Seviyorum İstanbul'u. İstanbul'da yaşamayı...
şairden, istanbulu sevmezse gönül aşkı ne anlar...
kokusu ve ruhu olan tüm duygulrını aynı anda hissedebildiğin yorgun, kirlenmiş ve gururlu kadın...
kızım olursa ismini koyacağım şehir...
(paris hilton var istabul hilton neden olmasın?):P
yaşamaktan nefret ettiğim şehir
yurdum sınırları içinde yaşanılası yegane şehir..
özledimmm, hem de çok. kadıköy, boğaz, taksim ortaköy...
ooof of, ne güzeldir şimdi tam da bu mevsimde
Eğer yine İstanbul'san
Eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda hissettiğim
Ulan yine sen kazandın İstanbul
Sen kazandın ben yenildim
Kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
Yine emrindeyim
Ölsem yalnız kalsam cüzdanım kaybolsa
Parasız kalsam tenhalarda kalsam çarpılsam
Hiç bir gün hiçbir postacı kapımı çalmasa
Yanılmıyorsam
Sen eğer yine İstanbul'san
Senin ıslıklarınsa kulaklarıma saplanan bu ıslıklar
Gözbebeklerimde gezegenler gibi dönen yalnızlığımdan
Bir tekmede kapılarını kırıp çıktım demektir
Ulan bunu sen de bilirsin İstanbul
Kaç kere yazdım kimbilir
Kaç kere kirpiklerimiz kasaturalara dönmüş diken diken
1949 Eylül'ünde birader mirc ve ben
Sokaklarında mohikanlar gibi ateş yaktık
Sana taptık ulan
Unuttun mu
Sana taptık.
demiş attila ilhan...